Prof.Dr Özcan YENİÇERİ

Prof.Dr Özcan YENİÇERİ

KONUK YAZAR

Kıt element: Adalet!

19 Nisan 2021 - 10:01

İktidar elitlerinin muhalif duruş gösterenleri "darbeci", "terörist", "hain", "işbirlikçi", "beşinci kol" olarak nitelendirdiği bir yerde muhalifler için adalet aramak abesle iştigaldir.
Ergenekon ve Balyoz davaları sırasında Türkiye'de onlarca adli cinayetin işlenmesinin nedeni budur. Rezil kaset operasyonunu genel ilan eden de Ergenekon davalarının savcılığını üstlenen de iktidarın tepe yönetimiydi.

Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davalarında yargılananlar için "yaşasın cehennem" denmiştir. Bu nedenle de Silivri'de mahkeme salonunda yapılan yargılamalar ise rutin formalitenin yerine getirilmesinden ibaret bir süreçti.
Bu yargı cinayeti yalnızca paralelci ya da FETÖ'cü unsurlar tarafından da işlenmemiştir. Onlarla birlikte onlarca gazete, gazeteci, siyasetçi, televizyon programcısı ve yapımcısı da bu suça iştirak etmişlerdir.    

FETÖ'nün kumpasıyla içeriye tıkılan onlarca subaya karşı stüdyolarda ve gazete köşelerinde iktidar yandaşları tarafından hiçbir hukuki ve anayasal hak gözetilmeden onlarca yargısız infaz yapılmıştı.
Vesayet rejimini yıkmakla kendini görevli sayan onlarca gazetenin manşetleri, televizyon stüdyoları ve siyaset kürsüleri mahkeme salonuna çevrilmişti.
Gazete köşelerinden ve televizyon ekranlarında Ergenekon ve Balyoz davalarının savcılarının heykellerini dikmeye kalkanlar bugünlerde de amirallerin meşhur açıklamasıyla ilgili olarak benzer tavır takınmışlardır.
Emekli Amirallerin yaptıkları açıklama nedeniyle kendisini yargı yerine koyanlar tarafından koparılan fırtına, yapılan linç ve yargısız infaz Türkiye'nin en önemli sorununun hala yargı ve adalet olduğunu göstermektedir.

Her yere 'adalet devletin temelidir' yazmakla adalet tecelli etmiş olmuyor. Dahası partizan ve taraftar edasıyla yüzeysel ve zekâ özürlü yaklaşımlarla adli olgular hakkında kanaat bildirmek yanlış ve tehlikelidir.

Balyoz, Ergenekon davalarında olduğu gibi Amirallerin açıklamasıyla ilgili olarak suç imal etmek için yapılan yorumlarda benzer kavramlar kullanılmaktadır. Darbe iltisaklı, darbe imalı, muhtıra çağrıştırıyor, sübliminal mesaj veriyor vb.
Halbuki soyut, ütopik ve önyargılı yorumların yargıda yeri yoktur. Aksine yargı somut, gerçek ve akli delilerle ilgilidir.

Hukuk devletinde düşünceler, yorumlar değil suçlar ve eylemler yargı konusu olmaktadır. Bir suçtan bahsedebilmek için de üç unsur gereklidir. Bunlar maddi unsur, manevi unsur ve illiyet bağıdır. Bir eylem ya da davranışta bu üç unsur yoksa ortada suç da yoktur.
Yargılama ise gazetecinin, siyasetçinin ya da bürokratın değil hukukçuların işidir. Bu yüzdendir ki anayasanın 138. Maddesi şöyle der "Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz."

Yasanın açık hükmüne rağmen gazetecisinden siyasetçisine görülmekte olan davalar için yargıya telkin, tavsiye ve talimat verenlerle ekranlar ağzına kadar doludur.
Daha dava başlamadan zanlıları suçlu ilan etmek Türkiye'de gelenek halini almıştır. Hâlbuki sırf bu sakıncayı gidermek için anayasanın 38. Maddesine "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." İlkesi konulmuştur.  Masumluk karinesi denilen bu ilkeden söz etmeyen de uyan da yoktur.

Emekli Amirallerin açıklamasıyla ilgili olarak yalnız gazeteci, siyasetçi, televizyoncu değil kurumlar da durumdan vazife çıkarmışlardır. Nitekim Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Tapu ve Kadastro Erzincan 24. Bölge Müdürlüğü yargıya intikal etmiş bir davayla ilgili açıklama yapmışlardır.
Durumdan vazife çıkaran kudret elitleri en yanlı biçimde yargısız infazı gerçekleştirmekte sonra da zevahiri kurtarmak için "konu yargıda, yargılamanın sonucunu beklemek gerekir" diyebilmektedirler.

Yasalar uygulanmadıktan sonra anlamlarını yitiriyor.
Adaletin kıt element haline gelmesinin nedeni budur. 

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum